Eskişehir iki üniversitesi, demiryolu ve karayolu ulaşımının kavşak noktası
olması ve gelişen organize sanayi bölgesiyle önemli bir sanayi ve kültür-sanat
kentidir.
Eskişehir, Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte gelişme gösteren tuğla-kiremit
sektörü başta olmak üzere, Şeker Fabrikası, Basma Fabrikası, Demiryolu Cer
Atölyesi gibi Kamu İktisadi Teşekküleri (KİT)’nin ağırlıkta olduğu bir il
olagelmiştir.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel sermaye birikiminin yeterli olmaması gibi
bilinen nedenlerle kente önemli derecede KİT tesisleri kurulmuştur. Kent
insanının yerleşim bölgelerine verdiği isimler bile (Şeker mahallesi, Sümer
mahallesi gibi) bu Kamu İktisadi Teşekkülleriyle özdeşleştiğini göstermesi
bakımından ilginçtir.
Doğal olarak zaman içinde, Ankara yolu üzerinde kurulan Organize Sanayi Bölgesi,
özel teşebbüsün gelişimine önayak olmuştur, bugün üretim merkezleri kurularak,
kentin ülke ekonomisi içindeki yeri azımsanmayacak bir noktaya ulaşmıştır.
Başlangıçta küçük atölyeler halindeki soba üretimi, seri fabrikasyon üretimle
gelişmiş, bisküvi üretimi ve kiremit-tuğla üretimine, tekstil, cam, buzdolabı,
fayans ve benzeri birçok üretim kolları eklenmiştir.
Kimliği, gelişen sanayisi, iki büyük üniversitesi ile öne çıkan Eskişehir,
Yunusemre, Nasrettin Hoca gibi tarihi kişilikleri ve Frigya Vadisi ile de önemli
bir kültür birikimine sahiptir.
Gecekondulaşmanın olmadığı planlı bir gelişim için yeni bölgelerin belirlenip
önemli adımların atıldığı Eskişehir, tamamlanma noktasına gelen alt yapı ve üst
yapı hizmetleri, Estram gibi sağlıklı kent içi ulaşım yatırımları, kentin
sembolü haline gelen Porsuk Çayı’nın ıslahı ile çok daha modern bir görünüm
kazandı.